30.11.2014

Zavallısınız

Sana göre o, sadece bir hayvandı. Yaşamaya hakkı olup olmadığına yalnızca sen karar verebilirdin. Çarpıp kaçtığın insan da olsa fark etmezdi senin gibi birisi için. Çünkü sen, bencil bir bedenden ibaret ruhsuzun tekiydin. Onu seven insanlar olabileceği aklının ucundan bile geçmezdi. Eminim ki, onu gördüğünde biraz daha bastın gaza. Geri geri gelip tekrar geçseydin cansız küçük bedeninin üzerinden. Yeteri kadar tatmin olamamışsındır çünkü. Sen asla, hiçbir insanı, hiçbir hayvanı, hiçbir canlıyı sevemeyeceksin. Hayatta yaptığın hiçbir şeyden tat alamayacaksın asla. Sen ve senin gibi zavallılar sadece nefes alıp verilerek yaşanıldığını zannederler. İnsan olmakla bunu haketmek arasında çok ince bir çizgi vardır. Yaşarken yaptıklarınla hakettiğin sıfattır insan olmak. Ne acıdır ki, sen bunu anlayana kadar iş işten geçmiş oluyor. Ardında bıraktığın lekeler, dolaylı olarak bizleri yaralıyor. Hayvanları sevmeyebilirsiniz. Onlara dokunmaktan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Evinize almak istemeyebilirsiniz. Ama tüm bunlar onları hor görmeyi, yaşama hakkı vermemeyi, kötü davranmayı gerektirmez. Kendimize, ailemize, dostlarımıza göstermemiz gereken saygıyı onlara da göstermek zorundayız. Çünkü isteseniz de istemeseniz de, bu dünyayı onlarla paylaşarak onlarla birlikte yaşamak zorundasınız!!!





27.11.2014

Denize Doğru

Zamanın birinde,
Yağmuru ardımıza alıp fırtınaya doğru mu koşmuştuk?
Tam hatırlamıyorum şimdi...
Bildiğim tek şey, hiç birimiz artık eskisi gibi değiliz.
Ne olduğunu anlayamadan büyüdük.
Büyüdü bizimle birlikte;
İsteklerimiz, tutkularımız, korkularımız...
Öylesine utanıyoruz ki zayıf görünmekten,
Gözyaşlarımızı bile gizliyoruz kendimizden.

Oysa daha dün çocuktuk.
Çamurdan pasta, tahtadan arabaydı sokaklarda özgürce oynarken yaptıklarımız.
Çok sonra öğrendik hayal duvarlardan kendimize kocaman hapishaneler inşa etmeyi.
Zindanlarımızda kendimizi sonsuzluğa hapsetmeyi...
İçimizde parıldayan güneş, hala onu ilk koyduğumuz yerde.
Bıraktım ben artık büyümeyi,
Kahkahalar savurarak kavuşmalıyım bir an önce denizime...



                                          Çanakkale - Sarıçay (Tahta Köprü) 1996

15.11.2014

Özetle

Adınla başlıyor hayat,
Bitiyor hayat adınla...
Ömrümün özeti,
Bu iki cümle arasında.



9.11.2014

Yeniden

Bu acıdan kurtulmak için kalbimden vazgeçerim.
Sen yoksan eğer, söyle ben neredeyim?
İkimiz birlikteyken tamamdık,
Zamansızlığa inat biz hep VARdık...
Şimdi yeniden en başa dönsek,
Aynı gün, aynı yer, aynı saatte karşılaşsak seninle.
Yıllardan mutluluk, aylardan aşk olsa...
Karlı bir havada, içimizin sıcaklığında,
Garip bir günün akşamında görsem ilk kez seni.
Gözlerine baksam önce ve hayran kalsam sözlerine.
Elini tutup bir daha asla bırakmak istemesem.
Seni düşlesem, her şeyden çok sevsem.
Söyle,
Bir hayatın daha anlamını arar mısın benimle?





4.11.2014

Adın

Başladığım her cümle sana doğru bir yolculuk,
Belki de bu yüzdendir yazmaktan kaçışım,
Her sabah kendime verdiğim sözler hep aynı;
Sığınmayacağım umutsuzluğun çıkmaz sokaklarına...
Kalmayacağım karanlıkta...
Ama biliyorum, artık çağırabildiğim tek şey adın,
Yazsam da, yazamasam da...